Hüsnü ÖZYEĞİN

Hüsnü ÖZYEĞİN

Ritz Carlton Otel'de Gerçekleşen Toplantıda Rusya'da Faaliyette Bulunan Türk İş Adamları İle Bir Araya Gelen Özyeğin, ABD'ye Yarı Burslu Olarak Üniversitede Okumak İçin Gittiğinde Cebinde 100 Doları Olduğunu, Akşamları Bir Restoranda Komilik Yaparak Harçlığını Çıkarttığını Söyledi.


En zengin 100 Türk sıralamasında 3 milyar dolar servetiyle ilk sıraya yerleşen Hüsnü Özyeğin, başarı hikayesini anlattı.

"En zengin 100 Türk" sıralamasında 3 milyar dolar servetiyle ilk sıraya yerleşen Fiba Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Özyeğin, Hayatı boyunca çalışarak bir yerlere geldiğini ifade eden Özyeğin, başarısının sırrını "çalışmak, çalışmak, çalışmak" olarak açıkladı.


ÇIĞIRTKANLIKLA BAŞLAMIŞ

Kemer'de, dedesinin iş yerinde 6 yaşında iken haftalık 2,5 liraya çığırtkanlık yaparak iş hayatına başladığını ifade eden Özyeğin, "Dedem biraz eli sıkı idi. Meğer annem, dedeme, beni yanında tutması için 2,5 lira veriyormuş. Dedem de onu bana haftalık olarak veriyormuş. Dedem ve babamın, evin masraflarını birlikte karşıladıklarını hatırlıyorum. Annem hafta sonları bana 75 kuruş vererek sinemaya gönderirdi. Bir filmi iki kere seyreder, bir müddet evden uzaklaşmış olurdum. Annemin başı da dinlenirdi" diye konuştu.


"ÖZAL, TÜRK İŞ DÜNYASINI DÜNYAYA AÇTI"

Turgut Özal'ın Cumhurbaşkanı olduğu yıllarda, yüzlerce iş adamını uçağa doldurup yurtdışına taşıdığını ifade eden Özyeğin, kendi iş hayatında da bu gezilerin temel oluşturduğunu söyledi. 1984'de ilk kez Moskova'ya Özal'la birlikte geldiğini, önemli doğalgaz anlaşmalarının yapıldığı ifade eden Özyeğin, o dönemi şöyle anlattı:


"Özal'la tüm dünyayı dolaştık. Çin'e de birlikte gitmiştik. 1986'da Moskova'ya bir kez daha geldik. Burada International Hotel'de üç iş adamı ile bir odada kaldığımızı hatırlıyorum. Aşağıda sadece tavuk kızartan bir yer vardı ve yiyeceği de uzun kuyruklar halinde oradan alıyorduk. Tüm bunları gördükten sonra Rusya'nın bugünkü hali inanılmaz. Avrupa'ya gittiğinizde 30 yıl önce nasılsa şimdi de pek fazla bir değişiklik göremezsiniz. Uçakta Özal iş adamları ile birebir sohbet ederdi. Ben de kendisine Rusya'da bir banka şubesi açmak istediğimi söyledim. O da Hazine Müsteşarı Yavuz Canevi'yi çağırdı ve izin verilmesini istedi. Böylece Rusya maceramız uçakta başlamış oldu"


"RUSYA'DA 7 BİN KİŞİYE İSTİHDAM SAĞLIYOR"

Yapı Kredi Bankası'nın Rusya şubesini 1988'de açtıklarını, 1994'de de Finans Bank Moskova'yı kurduklarını ifade eden iş adamı, o dönemden sonraki gelişmeleriyse şöyle özetledi:


"Türk girişimci ve müteahhitlerine destek verdik. 1998'de krizin patlak vermesi, Rusya'da bankacılık sektörünü olumsuz etkiledi. Özel bankalar iflas etti. Bizim de zararımız oldu. Ancak tek şube ve 30 milyon dolarlık ciro nedeni ile büyük kayıp yaşamadık. 2003 sonrası bireysel bankacılık başladı ve hızla büyüdük. 


ŞU AN RUSYA'DA FIBA HOLDİNG OLARAK 7 BİN BORDROLU ÇALIŞANIMIZ VAR. 

Finansbank'ı Türkiye'de sattıktan sonra en çok bordrolu çalışanımız Rusya vatandaşı oldu. Türk çalışanlar ikinci sırada. Credit Europe Bank'ta 5 bin 500, buradaki GAP tekstil ve Marks and Spencer mağazalarında bin 500 ve diğer sektörlerdeki yatırımlarımızda da birkaç yüz kişi istihdam ediyoruz" Rusya'da Credit Europe Bank olarak 10 milyon dolar sermaye ile başladıklarını, şimdiyse 550 milyon dolar sermayeye ulaştıklarını kaydeden Özyeğin, "140 şubemiz var. Rusya'daki yatırımımız Türk bankalarının yurt dışı toplam yatırımlarından daha büyük. 1 milyonun üzerinde kredi kartı müşterimiz var. Her gün 200 kişiye otomobil kredisi veriyoruz. Geçen yıl 70 bin kişiye otomobil kredisi vermişiz. Bu alanda Rusya'da ilk beş banka arasındayız" dedi.


"TÜRKİYE İÇİN 6,5 YIL ORTALAMA EĞİTİM ÇOK DÜŞÜK"

Türk iş adamlarından eğitim alanında yatırım yapmalarını isteyen Özyeğin, "Bugüne kadar yaptığım en keyifli iş, Özyeğin Üniversitesi'ni kurmak oldu. 1800 öğrenciye ulaştık. İstihdamda ihtiyaç duyulan alanlarda eğitim veriyoruz. Türkiye'de ortalama 6,5 yıl eğitim yeterli değil. Bunu hızlı bir şekilde geliştirmek istiyoruz" dedi.


GİMA'DAN KURTULDUĞU İÇİN KURBAN KESTİRMİŞ!

GİMA'yı 1996'da satın aldıktan sonra 2005'e kadar hiç kar elde edemediğini hatırlatan Özyeğin, her zaman başarılı olamadığını da söyledi. Romanya'da kalan mağazaları da 4 hafta önce sattığını ifade eden Özyeğin, Eyüp Sultan'da bunun için bir de kurban kestirdiğini söyledi. 27 milyon dolara aldığı GİMA'ları 260 milyon dolara sattığını ancak bu süre içerisinde aradaki fark kadar yatırım yaptığını kaydeden iş adamı, GİMA müşterilerinin, kredi kartları aracılığı ile Finansbank'ın büyümesine büyük katkıları olduğunu belirtti.


6 Yaşında iken haftalık 2,5 liraya dedemin yanında çalışıyordum. Dedem biraz eli sıkı idi. Meğer annem, dedeme, beni yanında tutması için 2,5 lira veriyormuş. Dedem de onu bana haftalık olarak veriyormuş.

En Çok Okunanlar